En sık aldığım sorulardan biri bu: siteyi kaç günde teslim edersin? Dürüst cevap, siteye ve sürecin iki tarafında da işlerin ne kadar hızlı ilerlediğine bağlı. Yine de eli boş bırakmadan, kendi işlerimden çıkardığım gerçekçi aralıkları paylaşabilirim.
Süreyi asıl belirleyen şey tasarımın kendisi değil çoğu zaman. İçeriğin hazır olması, karar süreçlerinin hızı ve sitenin kapsamı, teslim tarihini tasarımdan daha çok etkiliyor.
Özet: bu yazıdan çıkaracakların
- Basit tanıtım sitesi genelde iki ila üç hafta içinde teslim edilebiliyor.
- E-ticaret ve özel işlevler girdikçe süre altı haftaya kadar uzayabiliyor.
- Projeleri en çok geciktiren şey tasarım değil içeriğin geç gelmesidir.
- Hızlı geri bildirim ve net onay turları teslim tarihini haftalarca öne çekebiliyor.
Kapsam süreyi belirleyen ilk şey
Birkaç sayfalık tanıtım sitesiyle onlarca ürünün olduğu bir e-ticaret sitesi aynı takvime sığmaz. Basit bir kurumsal tanıtım sitesini genelde iki ila üç hafta içinde teslim edebiliyorum. Sayfa sayısı arttıkça, özel işlevler ve entegrasyonlar girdikçe süre doğal olarak uzuyor.
Bir de görünmeyen kapsam var. Randevu formu, çok dilli yapı, ödeme altyapısı gibi eklentiler ilk bakışta küçük görünse de her biri kurulum ve test süresi ister.
- Birkaç sayfalık tanıtım sitesi: yaklaşık iki ila üç hafta.
- Orta ölçekli kurumsal site: yaklaşık üç ila beş hafta.
- E-ticaret veya özel işlev içeren proje: altı hafta ve üzeri.
İçerik hazır değilse takvim durur
Tasarımı ne kadar hızlı yaparsam yapayım, metinler ve görseller gelmediğinde site boş kalıyor. Deneyimime göre projeleri en çok geciktiren şey, tasarım değil içeriğin gecikmesi. Logo, ürün fotoğrafları, kurumsal metinler ve yasal sayfalar önceden hazırsa süreç akıp gidiyor.
Bu yüzden işe başlarken hangi içeriğin sizde, hangisinin bende olduğunu netleştiriyorum. Bu küçük hazırlık, teslim tarihini haftalarca öne çekebiliyor.
Geri bildirim hızı da takvime dahil
Süreç tek taraflı değil. Tasarımı gösterdiğimde geri bildirimin birkaç gün içinde gelmesi ile iki hafta sonra gelmesi arasında koca bir fark var. Onay turlarını baştan konuşup net bir revizyon sayısı belirlediğimizde, herkes takvime daha kolay uyuyor.
Ben genelde başta gerçekçi bir tarih veriyorum ve sürecin neresinde olduğumuzu düzenli paylaşıyorum. Sürpriz gecikme yerine öngörülebilir bir takvim, iki taraf için de daha rahat.


