Web tasarım tekliflerindeki sorunların çoğu fiyattan değil, kapsamın belirsiz kalmasından doğuyor. İki taraf işi kafasında farklı canlandırıyor, sonra teslim gününde o meşhur "ama ben şunu da bekliyordum" cümlesi çıkıyor ortaya. İşin en yorucu yanı da genelde burası.

Ben de bu yüzden teklifi bir fiyat kağıdı gibi değil, iki tarafı da koruyan bir anlaşma taslağı gibi yazıyorum. Aşağıda iyi bir teklifte hangi bölümlerin bulunması gerektiğini, alıcı tarafındaysan bir teklifi değerlendirirken nelere bakman gerektiğini anlatıyorum. Net bir TL rakamı vermeyeceğim; derdim rakam değil, sağlam bir teklif yapısını göstermek.

Özet: bu yazıdan çıkaracakların

  • Web tasarım tekliflerindeki sorunların çoğu fiyattan değil, kapsamın belirsizliğinden doğuyor.
  • Teklif bir fiyat kağıdı değil, iki tarafı koruyan anlaşma taslağı olmalı.
  • Yapılacak sayfaların tek tek yazılması teslim günündeki beklenti sürprizlerini önlüyor.
  • Kapsam dışı bölümü, neyin dahil olmadığını yazarak iki tarafı da koruyor.

Kapsam ve hedef: teklifin kalbi

İyi bir teklif fiyatla değil, işin ne olduğuyla başlar. Bu sitenin amacı ne; tanıtım mı, satış mı, randevu toplamak mı? Hedef kitle kim, başarı neye göre ölçülecek? Bu birkaç cümle net yazılmadan verilen fiyat aslında havada duran bir tahminden ibaret.

Ben teklifin en başına projenin amacını ve sınırlarını kendi cümlelerimle yazarım. Böylece müşteri de "benim kafamdaki işi bu kişi doğru anlamış mı" diye kontrol edebiliyor. Bir yanlış anlaşılma varsa daha ilk sayfada çıkıyor, teslim gününde değil.

Sayfa listesi ve teslimatlar

Belirsizliğin en çok saklandığı yer sayfa sayısı. "Kurumsal site" lafı birinin kafasında 5 sayfa, ötekinin kafasında 20 sayfa demek. O yüzden teklifte hangi sayfaların yapılacağını tek tek yazmayı seviyorum: anasayfa, hakkımızda, hizmetler, blog, iletişim gibi.

Teslimatlar kısmı da bir o kadar önemli. "Site" demek tek başına yetmiyor; içine neyin dahil olduğunu açmak lazım. Metinleri kim yazacak, görselleri kim sağlayacak, mobil uyum dahil mi, temel SEO ayarları yapılacak mı? Bunları baştan yazınca sonradan çıkan "bunu da bekliyordum" anları büyük ölçüde ortadan kalkıyor.

  • Yapılacak sayfaların tek tek listesi ve her birinin kısa açıklaması.
  • Mobil ve tablet uyumunun kapsama dahil olup olmadığı.
  • İçerik ve görsellerin kimden geleceği (müşteri mi sağlıyor, ben mi üretiyorum).
  • Temel teknik SEO ayarları, iletişim formu, harita gibi standart bileşenler.
  • Alan adı, hosting ve SSL kurulumunun bu işe dahil olup olmadığı.
Masada açık defter, kalem ve kurşun kalemlerle planlama
Fotoğraf: Clay Banks / Unsplash

Süre, revizyon ve ödeme planı

Zaman planını gerçekçi vermek, işi kapmaktan daha önemli bence. İşi genelde aşamalara bölüyorum: tasarım onayı, geliştirme, içerik girişi ve yayın. Her aşamanın kabaca ne kadar süreceğini yazıyorum. Ama bir şeyi de net koyuyorum: bu süre, müşteri içerikleri ve geri bildirimleri zamanında verdiği sürece geçerli. Onay bekleyen bir iş, benim elimde olmadan uzayabiliyor.

Revizyon hakkı, tekliflerin en çok tartışma yaratan maddesi. "Sınırsız revizyon" kulağa cömert geliyor ama pratikte iki tarafı da yıpratan bir söz. Onun yerine her aşama için makul bir revizyon turu sayısı belirliyorum. Bu turların ötesindeki değişikliklerin ayrıca konuşulacağını da açıkça yazıyorum ki kimse sonradan sürprizle karşılaşmasın.

Ödeme planını da aşamalara bağlıyorum: peşin, ara ödeme ve yayından önce son ödeme gibi. Bu hem benim işi içim rahat sürdürmemi sağlıyor, hem de müşterinin "parayı verdim ama ortada iş yok" endişesini gideriyor, çünkü her ödeme somut bir aşamaya bağlı.

Kapsam dışı: aslında en koruyucu bölüm

Bir teklifte en çok değer verdiğim bölüm, aslında çoğu teklifte hiç olmayan bölüm: kapsam dışı. Yani bu fiyata neyin dahil olmadığı. Kulağa olumsuz geliyor ama tam tersine, iki tarafı da en çok koruyan kısım burası.

Örneğin logo tasarımı, profesyonel metin yazarlığı, ürün fotoğraf çekimi, çok dilli site, ileri düzey özel entegrasyonlar ya da reklam yönetimi çoğu zaman ayrı işler. Bunları baştan "bu teklife dahil değil, isterseniz ayrıca konuşuruz" diye yazınca teslim gününde kimse hayal kırıklığına uğramıyor. Ben bunu müşteriyi kısıtlamak için değil, beklentiyi baştan netleştirmek için yapıyorum.

  • Logo ve marka kimliği tasarımı gibi ayrı bir uzmanlık isteyen işler.
  • Metin yazarlığı ve profesyonel görsel ya da fotoğraf üretimi.
  • Çok dilli yapı ve ileri düzey özel yazılım entegrasyonları.
  • Yayın sonrası içerik girişi, reklam ve sosyal medya yönetimi.
  • Belirlenen revizyon turlarını aşan kapsamlı değişiklikler.
Ofis malzemeleriyle dolu çalışma masası ve belgeler
Fotoğraf: Jakub Żerdzicki / Unsplash

Bakım, destek ve teslim sonrası

Site yayına girdiğinde iş bitmiyor; bir bakıma asıl orada başlıyor. O yüzden teklifte yayın sonrasını da yazıyorum. Yayından sonra ne kadar süre ücretsiz destek veriyorum, bu destek neleri kapsıyor, sonrasında bakım nasıl yürüyor?

Teslimden sonra kısa bir süre boyunca hataların düzeltilmesini genelde standart olarak dahil ediyorum. Onun ötesinde düzenli güncelleme, yedekleme ve güvenlik takibi isteyen müşterilere ayrı bir bakım anlaşması öneriyorum. Bunu baştan konuşmak, sitenin bir kenarda unutulmuş bir dosyaya dönüşmesini engelliyor. Kimin neyi ne zaman güncelleyeceği belli oluyor.

Alıcı için kapsam kontrol listesi

Teklif alan taraftaysan, önündeki belgeyi imzalamadan önce aşağıdaki başlıkların hepsinin cevaplandığından emin ol. Bu maddelerden biri boş kalıyorsa, o boşluk büyük ihtimalle ileride bir anlaşmazlığa dönüşüyor. İyi bir teklif seni korkutmak için değil, ikinizi de korumak için nettir.

  • Sayfa sayısı ve her sayfada ne olacağı açıkça yazılmış mı?
  • İçeriği ve görselleri kimin sağlayacağı belli mi?
  • Kaç revizyon turu dahil, fazlası nasıl ücretlendiriliyor?
  • Bir zaman planı var mı, gecikme olursa ne olacağı yazılmış mı?
  • Ödeme aşamalara bağlanmış mı, yoksa tek kalem mi?
  • Kapsam dışı maddeler ayrı bir başlıkta sıralanmış mı?
  • Yayın sonrası destek süresi ve bakım koşulları belirtilmiş mi?
  • Alan adı, hosting ve sitenin sahipliği kimde kalıyor, net mi?